15 Kasım 2010 Pazartesi

Gelmiş geçmiş en iyi zombi filmleri


İlki 2002 yılında video oyunundan sinemaya adapte edilen Resident Evil serisinin 4.’sü ‘Ölümden Sonra’ bu hafta vizyona giriyor. Paul W. S. Anderson’ın yönettiği ve Milla Jovovich, Wentworth Miller, Ali Larter ile Spencer Locke’nun oynadığı filmde, Jovovich’in canlandırdığı Alice’in; bir virüsün etkisiyle zombiye dönüşen insanlık arasında, gerçekten ‘insan’ kalanları kurtarma macerası devam ediyor.
Resident Evil’in zombilerine, zombi demek yine pek mümkün değil, en azından klasik anlamda! Zira Umbrella Corporation’ın zombileri; kafamızda ilk canlanan zombi imajında olduğu gibi ağır-aksak ve insan etine olan açlıktan zavallılaşmış halde değil, korkutucu birer canavar gibiler.
Biz de, hafızamızda yer edinen zombileri hatırlıyoruz…

Night of the Living Dead: 1968 yılında çiçek çocuklar etrafa aşk gülücükleri saçarken, yönetmen George A. Romero’nun yaşayan ölüleri etrafa dehşet saçmaya başladı. Irkçılık ve tüketim toplumuna gönderme yapan ‘Dead Series’in ilk filmi, siyah-beyaz olarak çekildi.

Dawn of the Dead: Zombi üstadı Romero’nun Living Dead serisinin ikinci filmi, 1978 yapımı. 2004 yılında yeni versiyonu da çekilen filmde, bir alışveriş merkezinde kapana kısılan insanların zombilerden kurtulmak üzere verilen uğraş içimizi tüketir ama ‘insanlık’ için büyük de bir adımdır. Filmin Zack Snyder’ın yönettiği 2004 versiyonu da beklentilerimizi karşılamıştır.

Diary of Dead: Romero’nun serisi Day of The Dead ve Land of the Dead ile devam etti ama serinin 4. filmi Diary of Dead, bizim için özel bir ilgiyi hak ediyor. Zira 2000′lerde (2007) geçen filmde zombi baskınını kameraları sayesinde kaydeder ve dehşeti an be an yaşarız. Buna kısaca ‘zombi gazeteciliği’ de demek mümkün tabii! Romero’nun serisinin son filmi ise 2010 yapımı Survival of Dead.

Shaun of The Dead: 2004 yapımı bu İngiliz komedisi zombileri hiç olmadıkları kadar sevimli ve acınası halde gösterdi bize. Özellikle filmin sonunda elinde oyun konsolunun koluyla kulübeye kapatılan ‘en iyi arkadaş zombi’! Öyle ya da böyle zombi filmleri içinde özel bir yeri var, Shaun of the Dead’in. Hem İngiliz alaycılığı ilk defa bu kadar global olduğu için hem de zombiler uzun zaman sonra ilk kez gerçekten ‘bildiğimiz’ anlamda zombiye benzediği için.

The Return of the Living Dead: İlki 198 yılında çekilen bu zombi güldürüsü 5 bölümde sonlandı. Kâh güldüren kâh romantizme saran kâh partileyen seride her şey mümkündür!

Dead Snow: Norveç yapımı film, klasik bir korku filmi gibi başlar: genç bir arkadaş grubu tatile gider ve olaylar gelişir… İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma zombi daha doğrusu ghoul Nazi subayları ortalığı kan gölüne çevirir. Bu arada zombi ile ghoul arasında farkı merak edenler: Ghoul,zombiden farklı olarak mezardan kalkıp insanlara dadanan lanetli yaratıklardır yani ‘bildiğimiz zombi’ oluşumu gibi bulaşıcı risk taşımaz!

Dead Set: Bir başka İngiliz yapımı zombi vukuatı olan Dead Set listemizdeki diğer yapımlardan farklı olarak bir dizi serisi. Biri Bizi Gözetliyor Evi’nde geçen hikaye; yarışmacı karakterler birbirini yerken dışardaki insanların zombiye dönüşmesi ile tuhaf bir şekil alır. Özellikle son sahnesi hayli başarılıdır!

Ada: Zombilerin Düğünü: Türk yapımı ilk zombi filmi olmasıyla bile listemizdeki yerini hak ediyor. Sıkıcı bir düğün için Ada’ya giden arkadaş grubu, ortamı zombiler basınca ne yapacaklarını şaşırır, zombilere yem; daha da fenası beceriksizlikleriyle maymun olurlar.

Zombieland: Woody Harrelson’un cool karakteri ile öne çıkan film 2009 yapımı, yeni zombi filmlerinden… Komedi unsurları da içeren filmin özellikle filmde kendi olarak karşımıza çıkan Bill Murray’nin evinde olup bitenler için bile izlemeye değer. Tabii bir de lunapark finali…

I am Legend: Will Smith’in idealist bilimadamı olarak, insanlığın içini çürüten zombilere, tek başına karşı duruşu… Buradaki zombilerde değil zombi birer canavar olarak içimizi ürpertir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder